
Çocukluk dönemi, insanın doÄŸumundan itibaren cinsel olgunluÄŸa ulaşıncaya kadar yaÅŸadığı dönemi kapsar. Bu süreç genel olarak kızlarda 10 yaÅŸ, erkeklerde 11 yaÅŸ sonuna kadar devam eder. 0-14 ay arası bebeklik dönemi, 15-36 ay arası özerklik dönemi, 4-6 yaÅŸ arası bireysellik kazanma dönemi, 7-11 yaÅŸ arası toplumsallaÅŸma dönemi olarak seyreder.
Bugün sporun bir eÄŸitim aracı olarak çocuÄŸun her yönden geliÅŸmesinde büyük rol oynadığı bilinmektedir. Sportif oyunlara bir ekip üyesi olarak katılma; çocukta yardımlaÅŸma, beraber çalışma, diÄŸer ekip elemanlarına ve oyun düzenine saygılı olma gibi duyguları geliÅŸtirir.
Oyunun çocuklar arasında ortak bir anlaÅŸma yolu olduÄŸu bilinmektedir. Oyun, bir yandan çocuÄŸun fiziksel ve zihinsel yapısını geliÅŸtirirken, diÄŸer yandan da onun nesneler dünyasıyla iliÅŸki kurmasını, özgürlük ve bireysellik kazanmasını saÄŸlayan, daha sonra da toplumsallaÅŸmasına büyük ölçüde yardımcı olan çok önemli bir etkinliktir (6, 120). Özellikle günümüzde çocukların hareket alanları son derece sınırlıdır. Apartman dairelerinde yaÅŸayan, okula servisle giden, televizyon ve bilgisayar karşısında vakit geçiren çocuk, çarpık kentleÅŸme nedeniyle çocuk oyun alanı ve parklara da hasret kalmıştır. Bu durumda hareket ihtiyacını karşılayacak, enerjisini boÅŸaltacak ders dışı sportif etkinlikler ve beden eÄŸitimi dersleri giderek önem kazanmaktadır. Zaten beden eÄŸitimi derslerinin amacı da Milli EÄŸitimin temel ilkelerine uygun olarak kiÅŸinin beden ruh ve fikir geliÅŸimini saÄŸlamaktır. Bu derslerde oyun, cimnastik ve sportif çalışmalar bütünü ile kiÅŸinin bedence saÄŸlam, fikirce uyanık, ruhen saÄŸlıklı olmasına yöneliktir. Ancak teorik olarak benimsenen ve ders içeriÄŸi olarak planlanan bu amaçlarını, kalabalık sınıflar, yetersiz araç, gereç ve uzman öÄŸretmen eksikliÄŸi yüzünden hayata geçiremediÄŸi de bir gerçektir.
ÇocukluÄŸun ilk yıllarındaki sosyal ve duygusal geliÅŸimi daha sonraki yıllarda sosyal ve duygusal geliÅŸiminin temelini oluÅŸturur. Küçük çocukluk ya da özerklik döneminde kazandığı yürüme ve konuÅŸma özellikleri onu süt çocuÄŸundaki çaresizliÄŸinden kısmen de olsa kurtarır. Yeni kazandığı bu becerilerin keyfini çıkarırken, özgürlüÄŸün farkına varmaya baÅŸlar. Ancak kendini korumaya yönelik, hiç düÅŸünmediÄŸi yasaklar devreye girer. Onlara yetenekleri çerçevesinde serbestlik tanınırsa, saÄŸlıklı bir geliÅŸim beklenebilir. Okul öncesi ya da oyun dönemi, çocukluÄŸun en renkli çaÄŸlarından biridir.
Oyun bu dönem çocuÄŸunun en önemli uÄŸraşısıdır. oyun, çocuÄŸun ruhsal geliÅŸiminde ve kiÅŸilik kazanmasında, sevgiden sonraki en önemli ruhsal besinidir. Okul öncesi dönemde motor becerilerin geliÅŸmesinde sosyalleÅŸmenin etkileri görülmeye baÅŸlar (8, 28). Sportif oyunlar içinde çocuk kendi bedenini tanır, yeteneklerinin farkına varır. BaÅŸarabileceÄŸi ve baÅŸaramayacağı hareketleri, emniyetli bir ortamda öÄŸrenerek gereksiz tehlikelerden uzak duracak deneyimler edinir. Kendi yaşında çocuklarla bir arada, paylaÅŸma ve yardımlaÅŸmayı öÄŸrenir. Sorumluluk alma ve düzenli çalışma alışkanlığı edinir.
Kaslarını ilkin oyunda, daha sonra da sistemli ve az çok kurallı spor etkinliÄŸi içinde geliÅŸtirmeye yönlendirilen çocuk, güçlü bir fiziksel yapıya sahip olacaktır. Bu durum az bir süre sonra, özellikle yeniyetmeliÄŸin ilk evresinde, çocuÄŸun akranlarının yanında aÅŸağılık duygularına kapılmasına ve az çok doÄŸal olan özseverliÄŸine zarar gelmesine engel olacaktır (6, 128). KiÅŸilik geliÅŸiminde önemli bir yeri olan güven duygusunu kazandırmak için sosyal etkinliklerde çocuÄŸun sergileyeceÄŸi her tür baÅŸarının ödüllendirilmesi kullanılabilir. Bu amaç okul dönemi sonuna kadar yapılan organizasyonlara katılanlara katılım belgesi, birçoÄŸuna da bir gerekçe gösterilerek ödüller verilmelidir.
Oyun ve okul çağında çocuÄŸun bir spor türüne uyum yapmasını saÄŸlamaya çalışmaktan çok, spor türlerini çocuÄŸa uyarlamak daha doÄŸru olur (8, 32). Bu nedenle geleceÄŸin ÅŸampiyonlarını yetiÅŸtirmek amacıyla çocuÄŸa uygulanan yoÄŸun sportif çalışmalar, onun psikolojik ve toplumsal geliÅŸmesine yarardan çok zarar getirir.
Oyun hemen herkes tarafından yaratılabilecek bir eÄŸlence kaynağı ve boÅŸ zamanları deÄŸerlendirme unsuru olarak ele alınmaktadır. Yapılan araÅŸtırma sonuçlarına göre “Oyun emeÄŸin yavrusudur” görüÅŸü ortaya çıkmaktadır. Çocuk doÄŸumdan aktif iÅŸ yaÅŸantısına kadar oyunlar aracılığı ile fiziksel ve ruhsal olarak geliÅŸimini sürdürür ve bir çok olayı yaÅŸayarak kendi düÅŸüncesini de geliÅŸtirir. Bilgilerini oyunun karakterine göre sergileyen çocuk, bazen kafasında oluÅŸan düÅŸünceleri canlandırır ve o an için en geçerli olanı seçerek uygulamaya koyar (2, 13). Serbest iÅŸler ve oyunlardan çocuklar heyecansal bir doygunluk duyar ki, bu da onlar için bir boÅŸalmadır, ferahlamadır. 6-10 yaÅŸları arasında normal çocuklarda yapılan denemelerle görülmüÅŸtür ki, %85 oranında çocuklar serbest oyunları-iÅŸleri, heyecansal bir boÅŸalma olarak kullanıyorlar (1, 292) Çocuklar enerji doludurlar, hayal dünyası içinde yaÅŸarlar. Akıllarından geçen, masal kitaplarında okudukları ya da filmlerde izledikleri bir çok hareketi denemekten çekinmezler. Çünkü sonucunda karşılaÅŸacakları tehlikelerden habersizdirler. Bu tür giriÅŸimleri için güvenilir ortamlar ve denetimler yine organize edilmiÅŸ oyun ve sportif etkinliklerle saÄŸlanabilir. Bu faaliyetler düzenlenirken, yeri, zamanı ve kuralları belirlenmeli, çocuÄŸun bir güçlüÄŸün üstesinden geldiÄŸini hissettirecek engeller kurulmalıdır. DiÄŸer çocuklarla bir arada olması ve adil bir ortamda rekabet edilmesi hazırlanmalıdır.
Oyunda hem disiplin hem de gösteriÅŸ ve heyecan olmalıdır.
Günümüzde pek çok aile çocuklarına spor yapma olanağı saÄŸlamak için çaba göstermektedir (Kurs ücreti ödeme, çalışma süresince bekleme, spor malzemesi satın alma vb. ). Ancak bu aktiviteleri boyunca çocuklarının diÄŸerlerine göre hep daha iyi, daha baÅŸarılı olması isteÄŸini taşımaktadırlar. Bu çalışmaların çocuklar için emniyetli bir oyun ortamı ve etkili bir toplumsallaÅŸma aracı olması ikinci planda kalmaktadır. Oysa çocuklar anne babalarının hırslı olmaları, yapabileceÄŸinden fazla ÅŸeyler beklemeleri, hayal kırıklıklarını sözler ve mimiklerle yansıtmaları sonucu kendini deÄŸersiz hissetmekte, diÄŸer arkadaÅŸlarına düÅŸmanlık duyguları geliÅŸtirebilmektedir.
Oysa davranışı somut bir hedefe yönlendirme kapasitesi sadece yaÅŸla ve Piaget’in de önerdiÄŸi gibi akranlarla iletiÅŸim sayesinde geliÅŸebilmektedir.
Küçük çocukların, sürekli baÅŸarı ya da baÅŸarısızlık deneyimlerinin etkisi, özellikle Pauline Sears’ın çalışmalarıyla baÅŸlayarak belgelenmiÅŸtir. Belirli bir yetiÅŸkin veya akran grubu tarafından onaylanan ve ödüllendirilen bir baÅŸarıyı yaÅŸayan çocuk, ara sıra yaÅŸanan baÅŸarısızlıkları veya çalışmadan geçen bir günü tolere edebilir. Ama, devamlı deneyimleri daha baÅŸarısız veya az baÅŸarılı olarak nitelendirilen çocuk, kendisi için etkin olan kiÅŸilerin onayını alamamış olmaktan ve geçici bir düÅŸüÅŸten dolayı acı çeker. Giderek, performans için duyduÄŸu istek düÅŸer ve sonunda tamamen yok olabilir. Çocuk denemekten vazgeçer (7, 90). ToplumsallaÅŸmayı saÄŸlamanın bir aracı olarak oyun ve sportif uygulamalar gerçekleÅŸtirilirken bu önemli saptamalar göz önünde bulundurulmalıdır. Uzman öÄŸretmenler ve rekreasyon liderleri organizasyonlarda sorumlu olmadır. Çocuklar için belirlenecek hedefler, kazanmak ve kaybetmek üzerine deÄŸil birlikte baÅŸarmaya, problem çözmeye, çocuÄŸun grubun bir parçası olduÄŸunu hissetmesine olanak saÄŸlayacak ÅŸekilde belirlenmelidir. Bilinçli düzenlenmiÅŸ çocuk sporlarının yararları büyüktür ve çocukların spora katılımı özendirilmelidir. Sporla iÅŸbirliÄŸi ile rekabetin birlikteliÄŸini kavrayan çocuÄŸun, ileride toplum deÄŸerlerini geliÅŸtirebileceklerine inanılmaktadır. Ancak çocuk sporlarını düzenlemek büyük zaman, para ve emek iÅŸidir.
Devletin ve gönüllü kuruluÅŸların yatırımları, ailelerin desteÄŸi ve uzmanların (eÄŸitimciler, antrenörler, hekimler vb. ) önderliÄŸiyle gerçekleÅŸtirilebilir.
KAYNAKLAR
1- AtaÅŸen, M. , Ruh SaÄŸlığı Bilgisi, İzmir EÄŸitim Enstitüsü Ders Kitapları Yayınları No: 16, İZMİR, 1975
2- Başaran, M. , Oyunlarla Spora Hazırlık, Milli Eğitim Basımevi, İSTANBUL, 1992.
3- Bucher, A. Ç, Karetcel, M. , Manegement of Physical Education and Sport, St. Lois, 1993.
4- Çamlıyer, H. , Çamlıyer H. , Çocuk Hareket EÄŸitimi ve Oyun, Can Ofset, MANİSA, 1997.
5- ÇobanoÄŸlu, Y. , Çocuk EÄŸitiminde Spor Olgusunun Tarihsel GeliÅŸimi, EÄŸitim Bilimleri Dergisi 11, S: 1, 1992.
6- Gürün, O. A. , ÇocuÄŸumuzu Tanıyalım, İnkılap Yayınevi, İSTANBUL 1984.
7- Martens, R. , Joy and Sadness In Children’s Sports, Human Kinetics Publishers, Champaign, Illinois, 1978
8- Muratlı, S. , Çocuk ve Spor, Kültür Matbaası, ANKARA, 1997
9- Sel, R. , Beden EÄŸitimi, Oyun ve ÖÄŸretimi, Milli EÄŸitim Basımevi, İSTANBUL, 1993.
10- Sevev, M. Karatkov i. , igrite V. , Podgotavka na Sportista. Meditsina i. Fizkultura, Sofya, 1976.
11- Yavuzer H. , Çocuk Psikolojisi, Altın Kitaplar, İSTANBUL 1988.
Copyright ©2008-2009 - İzinsiz kopya edilemez, alıntı yapılamaz. - Tüm hakları KGSİM 'e aittir. tasarım ve programlama Nurullah