
Geçenlerde bir gazete makalesinde atletik açıdan çok baÅŸarılı olan çocuklarını en iyi okula yerleÅŸtirebilmeyle ilgili bir çiftin ikilemi gündeme gelmiÅŸti. Ancak bu çift çocukları için iyi bir kolej araÅŸtırmıyorlar onun yerine 13 yaşındaki çocukları için en iyi bursu veren okulları araÅŸtırıyorlardı. Yerel liselerin ( yani normal lise standartlarının) çocuklarının keÅŸiflerine yanıt verememesinden korktukları için kolejlerin sporcu eÄŸitmenleriyle röportaj yapıyorlardı.
Burada anne ve babanın fark edemediÄŸi nokta ÅŸu: Bu beklentiler çocuÄŸun üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluÅŸturabilir. Bazı veliler daha iyi olanaklara sahip bir kolejde çocuÄŸun ÅŸansını arttırmak için çok uzun yollar kat etmektedirler, örneÄŸin oldukları ÅŸehirden taşınmaktadırlar. İstatistik olarak bu burs olanakları çok kısıtlıdır. Peki, çocuklar anne babaların hak ettiklerini düÅŸündükleri baÅŸarıyı saÄŸlayamazlarsa ne olacak? Çocuklar yetersizlik hissine kapılacak ve belki de yaptıkları sporu bırakacaklar. AraÅŸtırmalara göre 16 yaÅŸ civarı çocukların yüzde sekseni yaptıkları sportif faaliyeti bırakıyorlar. Neyse ki, veliler çocuklarına aşırı baskı yapmaktan kaçınıyorlar. Çocuklar genelde eÄŸlenmek amaçlı yani kendilerini baskı altında hissetmedikleri zamanlar yaptıkları sporlara çok daha eÄŸilimlidirler. Åžimdi, aÅŸağıda çocukların olumlu hislerle ve uzun süreli bir spora devem etmeleri için veliler ve eÄŸitmenlere bazı öneriler sunulmuÅŸtur.
1) Yarışın sonuçlarındansa çocuÄŸunuzun çaba ve performansına odaklanın. Çocuklara baÅŸarının bir yarışı kazanmaktan öte kendi kiÅŸisel hedeflerini gerçekleÅŸtirme olduÄŸunu öÄŸretin.
2) ÇocuÄŸunuza gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirlemesi konusunda yardımcı olun. Net olmayan veya çok zor hedefler düÅŸüÅŸe neden olur. Sonuç yani kazanım odaklı hedeflerdense performans odaklı hedefler baÅŸarı olasılığını arttırır. Bütün hedefler nicelik olarak belirli olmalıdır.
3) ÇocuÄŸunuz kazansa da kaybetse de, çok oynasalar da az oynasalar da sizin onu ÅŸartsız sevdiÄŸinizi bildiklerinden emin olun. KaybettiÄŸi zaman kazandığında verdiÄŸiniz ödülle eÅŸdeÄŸer bir ödül verin.
4) ÇocuÄŸunuzun eÄŸitmen kadrosuna karşı saygılı olun. BeÄŸenmediÄŸiniz tutumlar ya da tarz söz konusuysa eÄŸitmen ile konuÅŸun, paylaşın. ÇocuÄŸunuza dışarıdan müdahalelerle koçluk yapmayın.
5) Takım oyunlarına katılarak ve çocuÄŸun takım arkadaÅŸlarını eÄŸlendirerek çocuÄŸunuzun takımına destek olun. Yarış sırasında rakipleri ya da hakemleri eleÅŸtirmeyin.
6) ÇocuÄŸunuzun fiziksel sınırlılıklarını kabul edin. AraÅŸtırmalar averaj becerilerin altında olan çocukların, daha çok oynama ÅŸansları varsa kazanan bir takımda olmaktansa kaybeden bir takımda olmayı tercih ettiklerini göstermektedir.
7) ÇocuÄŸunuzun spordan zevk aldığından emin olun. Çocuklarınızla onların bulundukları alanda kalmak isteyip istemedikleri ya da farklı bir ÅŸey denemek isteyip istememeleri konusunda konuÅŸun.
8) ÇocuÄŸunuzu popüler olan ya da sizin istediÄŸiniz spor alanında deÄŸil onun istediÄŸi ve en iyi ÅŸekilde uyabileceÄŸini düÅŸündüÄŸünüz sporda olmasını saÄŸlayın.
9) Sizin kendi spor tecrübelerinizi çocuÄŸunuza yaÅŸatmamaya dikkat edin, bırakın kendisi için oynasınlar sizin için deÄŸil.
10) Sporu bir perspektif olarak kabul edin. Unutmayın sporun amacı çocuklar için eÄŸlence ve geliÅŸme saÄŸlayabilmektir. Bütün sporlarda kalıtsal olan zaferler ve heyecanlar çocuklarınıza öÄŸrenme deneyimleri kazandıracak ve yetiÅŸkinlik yollarını oluÅŸturan taÅŸlar olacaktır. Bu tecrübeler aynı zamanda iyi birer sporcu velisi olmanıza öncülük edecektir.
Yazarı: Sherry Newsham & Milledge Murphey
Çeviri: Åžule Can
Copyright ©2008-2009 - İzinsiz kopya edilemez, alıntı yapılamaz. - Tüm hakları KGSİM 'e aittir. tasarım ve programlama Nurullah